Şubat 2001

Star: Meltem Cumbul

Dişi, güçlü ve güzel!
Birbirinden farklı onlarca karakteri canlandırırken izlediğimiz Meltem Cumbul, Türk sinema sektöründen, televizyon dizilerinden, evlilikten, modadan, en önemlisi kendi iç dünyasından "duymadığınız fikirleriyle" L'Officiel'de...

Kabul etmeliyiz ki, son yılların en popüler isimlerinden biri o. Kuşkusuz, şov dünyasındaki tükenmek bilmeyen enerjisi ve yaratıcılığı ona haklı bir şöhret getirdi. Meltem Cumbul, dünya standartlarındaki görünümü ve profesyonelliğiyle daha uzun yıllar gündemde kalacağa benziyor. Stili, yaşam biçimi, işine bakışı onu diğer oyunculardan her zaman farklı kıldı; üstelik biliyoruz ki onun gözü her zaman bir dünya starı olmakta...

"Yılda iki milyon gişe yapmış bir veya iki film ile sinema sektörü oluşmaz, bu sadece bir adım; bu adımın üstüne giderek yapılan çalışmalar sonuç verecek. Fakat bu yıllar alacak ve benim o yılları görmem mümkün olacak mı bilmiyorum. Seçici bir aktrist olarak bu benim için hiç iyi değil."

"Televizyonda sanat icra edilmez:"

"Oyunculuk varoluşuma bir anlam kazandırıyor."

"Benim işim sadece Türkiye'de kapalı kalıp bir televizyon kutusuna hapsolmak değil. Benim görüşüm dünya; nasıl çağdaş, medeni olunabileceği. Nasıl kendimi besleyeceğimi, iç huzurumu nasıl sağlayabileceğimi bulmak çok önemli. Bunlar olmazsa yaşamın anlamı da olmaz."

"Alexander McQueen koleksiyonları tam benim tarzım. Galliano da kendime yakıştırabileceğim giysiler tasarlıyor. Eskiden "second hand"e çok merakım vardı, yaşamış şeyler kullanmak hoşuma giderdi. Şimdilerde daha çok bugün beni ilgilendirmeye başladı..."

"Özel hayatımı yaşamak zorundayım. Yaşayamazsam şarj olamam, sonunda da patlarım. Sürekli koşuşturan ve sadece hayatı iş olarak gören bir olmak istemezdim."